
Nefret ( www.tdk.gov.tr )
1.Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu.
2.Tiksinme, tiksinti:
"Şimdi bu satırlarımı hiddetle, nefretle, iç bulantısı ile yazıyorum."- A. Gündüz.
Nefret Etmek ( www.tdk.gov.tr )
1. birine veya bir şeye karşı nefret duygusuyla dolu olmak:
"Şu dakikada senden nefret ediyorum, senden böyle hareket beklemezdim."- P. Safa.
2. tiksinti duymak.
Nefret Uyandırmak ( www.tdk.gov.tr )
nefret etmesine sebep olmak:
"Çünkü Ömer Bey, başka birinde son derece nefret uyandıran bir kabalık, bir kusur sayılması lazım gelen o gurur ve azamet buhranları içinde bile bir çocuk saflığını saklıyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.